top of page

Allen GREYWOOD – The Mist

  • 4 Şub 2017
  • 3 dakikada okunur

Allen GREYWOOD – The Mist (Ranger)

Allen, Serçe Ada’nın güneyinde bulunan Raven’s Point adasında dünyaya geldi.(B.S.S. 485)

En iyi hayvan yetiştiricilerinin bulunduğu bu yerde, Kuzgun, Kartal, At, Köpek gibi hayvanları yetiştiren birçok aile vardı.

Allen’ın, Annesi Yarı Elf olan Evalin, babası bölgenin en iyi seyislerinden birisi olan Adrian ve birde kendisinden 3 yaş küçük Alena adında bir kardeşi vardı. Hydra’nın bir çok bölgesinden babasının At Çifliğinden at satın almak için insanlar gelirdi. Çok küçük yaşta At Binme, iz sürme gibi yetenekleri gelişmeye başladı. Avcılık, Okçuluk ve Seyis’lik gibi birçok bilgiyi babasından öğreniyordu.

Çocukluk yaşlarını hep adada geçirdi. Bir gün Kasabaya indiğinde gördüğü bir kağıt üzerinde Serçe Adası’nda Her Yıl Yarış düzenlendiği yazıyordu. Heyecanla bunu babasına görtürdü.

Fırtına Vadisi’nde düzenlenen bu yarışa, Kendi Yetiştirdiği atı Duman Yele ile katılmak istiyordu. Fakat babası buna izin vermedi, bu yarışın çok tehlikeli olduğunu söyledi, Çünkü yarış çok garip bir ritüel barındırıyodu.

Fırtına Vadisi, Serçe Adanın Kuzeyinde yaşayan ve Elf’ler arasında en kibirli ve saldırgan tür olarak bilinen High-Elf’lerin bölgesine çok yakındı. Vadinin bir ucundan girilir ve diğer ucundan çıkarak denize kadar süren 2-3 günlük bir yarış oluyordu. Fakat High-Elf’ler bu bölgede insanların olmasını istemiyordu, bundan dolayı bir çok yarışçı yarışı bitiremiyor, High-Elf okçuları tarafından indiriliyordu.

Allen 17 yaşına geldiğinde atı Duman Yele ile adadan ayrıldı. Bu yolculuk ailesinden habersiz oldu, çünkü yarışa katılmak istiyordu. Uzun bir yolculuk ve badirenin ardından Fırtına Vadisi’ne vardı. Yarışa toplam 12 kişi katılıyordu ve Elf oklarından en iyi kaçabilen At ve Sahibi yarışı tamamlayabilirdi. Kazanana ise Kraliyet tarafından altın nal hediye ediliyordu.

Yarış başladığında en öne geçen Duman Yele ve Allen oldu. İlk günün sonunda en yakın rakibine 3 saat fark atmıştı. İkinci gün High-Elf’lerden kaçmak için yoğun mücadele yaşadı ama başarabildi. Üçüncü günün sabahında artık denizi görebiliyordu ve arkasında gözle görülür mesafede hiç bir yarışçı yoktu. Bu durumu fırsat bilerek, gençliğinin tecrübesizliği ve merakı yüzünden yoldan çıkarak Orman bölgesine girdi, High-Elf’lerin yaşadığı bölgeleri çok merak ediyordu. Ormanın içinde ilerlerken High-Elf’ler yolunu kesti, onlardan kaçmak için yolunu bilmez şekilde ormanın içinde hızla ilerlemeye başladı. Sık ve yabani ormanın içine daldı, Elf’ler kovalamaya başladılar ancak yetişemiyorlardı. Duman Yele Ormanın içinde rüzgar gibi ilerliyordu, Nereye doğru gittiğini bilmeyen Allen, Duman Yele ile bir bütün olmuştu, Elf Savaşçılarının tamamına yakınını peşine takmış, yağmur gibi gelen oklardan kaçıyor ve orman içinde sanki Yaşlı Ormanın sahibiymiş gibi ilerliyordu. Saatlerce süren kovalamacanın ardından aniden büyük bir açıklığa çıktı. Açıklığın ortasında metrelerce yükselen kızıl yapraklı, gövdesi bir kaleden daha büyük olan bir ağaç duruyordu. Burası Kızıl saçlı High-Elf’lerin evi Yüksek Ağaç’tı.

Allen , Hydra’nın ilk zamanlarından beri buraya gelebilmiş ilk insan oldu.

High-Elf’ler onu öldürmediler fakat tutsak aldılar. Günlerce büyük bir ağaç kovuğunda yaşadı. Bu süre içinde toplantı yapan High-Elf Bilgeleri, Yaşlı Orman’ın ona izin verdiğini düşündüler.

Allen’ı kovuktan çıkarıp, misafir olarak ağarlamaya başladılar. Ormanın neden bu adamı ve Duman Yele’yi kabul ettiğini anlamaya çalıştılar.

Bu misafirlik biraz uzun sürdü, tam beş yıl. Bu süre boyunca Allen’ı özel eğitime almamış olsalarda, Allen Onlardan Çok şey öğrendi. Özellikle Viliana adında Allen yaşlarındaki kız, en yakın arkadaşı olmuştu. Hatta zamanla daha da yakınlaştılar ve evlendiler.

Allen’ın Viliana’den bir kız çocuğu olacaktı. High Elf Bilgileri buna karşı çıktı. Çünkü yarı kanın lanet getireceğine inanıyorlardı, Çocuk doğduğu gün idam etmeye karar verdiler ancak Yüksek Ağaç çocuk doğduğunda mevsiminin dışında çiçek açtı, bütün Kızıl Yaprakların arasında beyaz çiçekler bir anda ağacı sardı.

Bebek çok farklıydı, High-Elf’lerin gözleri yeşil, saçları kızıl olurdu ancak bebek(Vilien) ‘in gözleri kırmızı, saçları siyahtı, yüz hatları High-Elf gibiydi. Birkaç ay içinde Bilgeler Vilien’de başka farklılıklar keşfetti. Bilgelerin en yaşlısı Agenor ona dokunduğunda gelecek hakkında görüler gördü. Bu görüler zamanla şekillenmeye başladı 1 ay içinde olan bu görüleri derleyen Agenor sonunda gördüklerini Allen’a izletmek için suya döktü.

Kehanet;

Kötü Kehanet; “AY’ın üçüncü döngüsünün sonunda, karanlık gecede, bir Paladin yere düşüyor ve bütün Hydra’nın üstüne buz yağıyor. Yüksek Ağaç dahil herkes donarak ölüyor.”

İyi Kehanet; ” Buzların üstünde büyük ayakları ile buzları kırarak bir adam yürüyor. Adamın omuzunda Işık Tapınağı Paladinos’un sembolü var. Bu Paladin bir anda altında kırılan buzların arasından suya düşüyor. Suya düşen Paladin’in yanına bir gemi yanaşıyor. Geminin güvertesinden kanca elli bir adam Suya düşen Paladin’e halat atıyor ve onu gemiye çekiyor. Geminin güvertesinde üç adam daha duruyor. Bu beş adam ın elinde birer yıldız parçası var. Yıldız parçalarını bir araya getirerrek bütünleştiriyorlar tek parça halindeki yıldız gökyüzüne yükselerek parlamaya başlıyor. ”

Bu kehanetin Paladinos’a iletilmesi gerekiyordu. Ancak bunu High-Elf’ler yapamazdı, diğer halklar tarafından çok sevilmezlerdi ve kendileri de dış dünyaya kapalı yaşarlardı. Bunun için bu kehaneti Paladinos’a Allen’ın taşımasını istediler. Agenor, kehaneti bir kristalin içine işledi ve Allen’a teslim etti.

Allen, karısı ve çocuğu ile vedalaşarak Paladinos’a yola çıktı. Gitmeden önce Agenor ona; “Şimdi Yüksek Ağacın seni neden seçtiğini anladım, Elçi...” dedi.


 
 
 

Yorumlar


Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Instagram - White Circle

Bizi takip edin:

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon
  • White YouTube Icon

© 2019 Diyar Hikayeleri | DM Aydın

bottom of page